BİR LEZZETİN 80 YILLIK YOLCULUĞU
Hikayemiz 1940 yılında Silivri’de Ali Haydar Efendi ile başladı. Mayalanan yoğurtların üzerinde henüz bugünkü kurumsal kimliğimiz değil, el emeğini simgeleyen tek bir isim vardı: Aslan Yoğurt.
Henüz bugünün asfalt yolları, Arslan tırları yokken; sabahın ilk ışıklarıyla Silivri sahillerinden ahşap tekneler kalkardı. İçlerinde Ali Haydar Efendi’nin sabırla mayaladığı, üzeri sapsarı kaymak bağlamış, bıçakla kesilecek kadar kıvamlı o meşhur Silivri yoğurtları vardı. Marmara’nın serin sularını aşarak Karaköy rıhtımına yanaşan o tekneler, İstanbul’a sadece yoğurt değil; bir kentin hafızasına kazınacak asırlık bir lezzet geleneği taşıdı.
Aslan Yoğurt olarak yaktığımız o ilk ocak, zamanla babadan oğula, dededen toruna devredilen üç kuşaklık bir aile mirasına dönüştü. Kuşaklar değiştikçe adımız büyüdü, Arslan Süt Mamulleri olduk; fakat felsefemiz hiç değişmedi: Geleneksel lezzetin özüne sadık kalmak, doğallıktan ve dürüstlükten asla taviz vermemek.
Bu köklü zanaat, zamanla tek bir lezzetle sınırlı kalmayıp Trakya’nın saf sütünden beslenen zengin bir ürün ailesine dönüştü. Geleneksel mayalama sırrını şişeye taşıyan imza lezzetimiz Kara Maya, bu ustalığın en lezzetli simgelerinden biri oldu. Asırlık reçetesiyle sofraları taçlandıran çömlek yoğurdundan kahvaltıların başrolü taze kaymağa, buram buram süt kokan geleneksel tereyağından sofralara lezzet katan zengin peynir çeşitlerimize kadar her ürünümüzde aynı titizliği koruyoruz.
Bugün Silivri’deki modern tesislerimizde, geleneksel ustalık ile ileri gıda teknolojisini aynı çatıda buluşturuyoruz. 2020 yılında Trakya’nın bir diğer köklü değeri olan Tezcanlar Süt Ürünleri’ni ailemize katarak bölgenin en büyük yoğurt ve ayran üretim gücü haline geldik. Aylık 4 bin ton süt işleme kapasitemizle; Trakya meralarının en taze sütünü el değmeden işliyor, güven ve tazelikle buluşturuyoruz.
1940’ta Karaköy iskelesinde karşılanan o ilk tekneden, bugün Türkiye’nin dört bir yanındaki sofralara uzanan bu yolculukta değişmeyen tek bir şey var:
Biz endüstriyel kolaylıklara sığınmıyoruz; 80 yılı aşkın bir zanaatı, Trakya’nın bereketini ve sofralarınıza duyduğumuz saygıyı her kasede, her yudumda yeniden yaşatıyoruz.